ABD'DEN TÜRKİYE'YE BÜYÜK KUMPAS !!

DOĞU AKDENİZ VE KUŞATILMASI

Türkiye yönetenler ve yönetilenler olarak topluca İstanbul seçimlerine yoğunlaşmış durumda.Bu durum ister istemez dikkatleri iç politikaya yoğunlaştırırken,acaba hükümet Doğu Akdeniz,S-400 ve F-35 konularında neler yapıyor?

Bizler vatandaş olarak tabi ki hükümetimizin bu ciddi konularda ne yaptığını ve neler planladığını net olarak bilmiyoruz.Bilmeme nedenimiz de,Türkiye’de maalesef  ‘’Devlet ve Vatandaş’’ arasında gelenekselleşmiş bir bilgi alış-verişi sistemi olmaması.

O nedenle genel olarak o bunu söylemiş,bu bunu söylemiş tarzı yaklaşımlarla beraber,medyada bir şekilde taraf olmuş tv-gazetelerin taraflı yayınlarıyla  bilgi sahibi oluyoruz.

Umarım zaman içerisinde ‘’Devlet-Vatandaş’’ arasında her konuda sağlıklı bilgi akışı olacak bir sistem gelişir.İşte o gün bizler de daha sağlıklı bilgilerle daha sağlıklı  kararlar verecek duruma geliriz.

ABD BOŞ DURMUYOR, TEHLİKE ÇOK BÜYÜK

ABD’NİN TUTUM VE BEKLENTİLERİ

Uluslararası çıkarları söz konusu olduğunda sadece bugün değil,tüm zamanlarda ve her başkan döneminde  ABD’nin ne kadar tek taraflı ve saldırgan tavırları olduğunu biliyoruz.Dünya üzerindeki ekonomik hakimiyetiyle beraber dediğinin olmasına alışmış olan ABD’nin, yaşadığımız bölge ve Türkiye ile ilgili bu dönem yoğunlaştığı konular şunlar:

1)Bölge enerji kaynaklarının(Irak petrolü ve Doğu Akdeniz enerji kaynakları) hakimiyeti,

2)Bölgemizide kendi kontrolünde bir Kürt devleti kurulması,

3)Türkiye, İran,Çin ve Rusya arasında kontrolü dışında işbirliklerinin gelişmesine engel olmak ve

4)Her daim gündeminde olan İsrail’in güvenliği ve bölge hakimiyeti.

İşte S-400 ve  F-35 bunalımlarını ve ciddi yaptırım tehditlerini ortaya koyan da ABD’nin bu beklentileri.

ABD’DEN ÇOK TEHLİKELİ BİR ADIM

Geçen hafta içinde Amerikalı senatörler  Bob Menendez ve Marco Rubio senatoya bir yasa tasarısı sundular.Tasarıyı incelediğimizde  Türkiye için ortaya çıkabilecek tehlikenin büyüklüğü altından kalkılması zor bir tehlike.Türki’nin hızlı,doğru ve kararlı adımlar için zaman kaybetmemesi gerekiyor.

PEKİ TASARI NE DİYOR?

Tasarıyı incelediğimizde amacı  şöyle ifade edilmiş: Doğu Akdeniz’de güvenlik ve enerji işbirliklerinin geliştirilmesi ve diğer amaçları taşımaktadır.diyor.

Tasarıda bahsedilen işbirliği konusunda ABD’nin son dönemdeki girişimlerine baktığımızda, diğer amacın da Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den silmek olduğu net.

Amerika bölgede İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs (Rum Kesimi) ile bir stratejik ortaklık oluşturuyor. Bu ülkeler Mısır’ın da desteğini arkalarına alarak Akdeniz'deki doğalgaz enerji bölgelerine  ve ülkelerin ulusal güvenliğine dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı ortak hareket etmeyi taahhüt ediyorlar. 'Ortak hareket' kavramı içine askeri işbirliği de konuluyor.

Bu çerçevede hem Yunanistan hem de Kıbrıs Rum Kesimi ABD’ye silah, askeri gemi ve asker konuşlandırması için yeni imkanlar sunuyor ve hatta ABD, Kıbrıs Rum Kesimi'ne yeni silahlar satmayı da taahhüt ediyor.

Dışardan gelebilecek tehditlerin tanımlandığı bölümde ise ilk önce terör örgütleri belirtiliyor ve sonra da eğer Rusya’dan S-400’leri aldığı takdirde Türkiye’ye de böyle bakılacağının işareti verilmiş. Bu bölümde Türkiye’ye bu durumda yeni yaptırımlar uygulanacağı da tekrarlanmış.

Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde,Türkiye için kurulan tezgahın büyüklüğünü görüyoruz.

Ekonomik olarak bölgedeki haklarından yararlanamayan bir Türkiye,kendisine karşı terör örgütlerini destekleyen ülkelerin ekonomik ve silah gücü açısından güçlenmeleri,bunun üzerine Türkiye’ye uygulanması düşünülen S-400 ve F-35 yaptırımları ve bunların getireceği yan sorunlar..

Geçtiğimiz yaz Brunson olayı ile yaşadığımız dolar krizini hatırlarsınız.Ülkemizi derinden etkilemiş ve birçok iflasa neden olmuş,vatandaşın alım gücü düşmüş ve ekonomik sıkıntı tüm kesimleri derinden yaralamıştı.

Altından kalktık, yine kalkarız !

Yeter ki bir sosyal bütünleşmeyle sağlayabileceğimiz bir  milli birlik-beraberlik duygusu ortamı oluşturalım ve tüm bakış açımızı bilimsel,adalete dayalı ve tarihsel süreçlerden ders alan bir noktaya taşıyalım.

                                                                                                 ESABİL ALPER ÖZKAN

 

 

232
Okunma